Taş bir binanın köşesinde bir kız
çocuğu, duvarın köşesine iyice sinmiş öylesine
ki sadece gözleri hareket ediyordu. İki tarafa koşuşturan jandarmaların hızında
koşuşturuyordu gözleri. Şubenin bahçesine girip çıkan araçların hızında… Pencerelerden
bir görünüp bir kaybolan yeşil üniformaların hızında… Hiç bir ayrıntıyı kaçırmamalıydı
küçük kızın gözleri, yorulmamalıydı
Bir araç, şubenin kapısına yaklaştı, kapısı
açıldı. Açık kapısı bekliyordu araç. Kızın gözleri de yavaşça arabaya takıldı,
bekledi bekledi... Şubenin merdivenlerinde bir hareketlilik, şubenin duvarında
sinmiş kızın gözleri de hareketlendi. Kaçırmamalıydı hiç bir ayrıntıyı. Yeşil üniformalı
kalabalığın arasında iki adam…
Daha bir kaç saat önce, ilçede bulunan iki
ortaokul öğrencileri arasında yapılacak olan bilgi yarışmasına hazırlık çalışması,
iki edebiyat öğretmenimizin rehberliğinde devam ediyordu. Kitapların arasında
adeta kaybolmuştuk hepimiz. Öğretmenlerimiz, sürekli kaynak kitaplardan önemli olan
bölümleri özetleyerek not aldırıp ödevlendiriyorlardı bizleri.
Kitap sayfalarının, parmaklarımızın küçük
itelemeleriyle oynaşırken çıkardığı ritmik hışırtı kapının sertçe çalınmasıyla.
parmaklarımız dondu kitabın sayfalarının arasında.. Gözlerimiz satır aralarında
kaydı kapıya:
-Bizimle şubeye
kadar gelmeniz gerekiyor.
Öğretmenlerimiz bizleri kaygılandırmamak için
olsa gerek, sessizce riayet ettiler. Farkında idik nereye gittiklerinin… O yıllarda,
bizim gibi birçok çocuk, yetişkinlerin yitip
gidişinin izlerini taşır gözlerinde…
Şubenin merdivenlerinde indiler iki adam
ve yeşil üniformalı kalabalık. Şubenin köşesinde gizlice seyreden kızın gözleri
iki adama takıldı. Aslında başka adamlar
da vardı yeşil üniformalı kalabalığın arasında, ama kızın gözleri iki adamın gözlerine
takılmıştı. İki adam, bir kaç saat önce öğrencileriyle kitapların arasında kaybolan
iki adam, iki öğretmen. Aracın kapıları kapandı, Şubenin kapısından çıkan araç,
hızla kayboldu kızın gözlerinden, Koş dedi gözlerine kız, yetiş! Yetişemedi kızın
gözleri. Yeşil üniformalı kalabalığın arasında iki adam…
Işıklar içinde
uyusun öğretmenim Musa GÜÇLÜ, 12 Eylülün armağanı öğretmenler gününde (!)… Yine
de her şey gönlünüzce olsun Ali ŞAHİN öğretmenim. TÜM ÖĞRETMENLERİMİ SAYGIYLA
SELAMLIYORUM…
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder