25 Kasım 2015 Çarşamba

ÖĞRETMENİM / ANI / SEMAHAT ÜNAL



           Taş bir binanın köşesinde bir kız çocuğu,  duvarın köşesine iyice sinmiş öylesine ki sadece gözleri hareket ediyordu. İki tarafa koşuşturan jandarmaların hızında koşuşturuyordu gözleri. Şubenin bahçesine girip çıkan araçların hızında… Pencerelerden bir görünüp bir kaybolan yeşil üniformaların hızında… Hiç bir ayrıntıyı kaçırmamalıydı küçük kızın gözleri, yorulmamalıydı
        Bir araç, şubenin kapısına yaklaştı, kapısı açıldı. Açık kapısı bekliyordu araç. Kızın gözleri de yavaşça arabaya takıldı, bekledi bekledi... Şubenin merdivenlerinde bir hareketlilik, şubenin duvarında sinmiş kızın gözleri de hareketlendi. Kaçırmamalıydı hiç bir ayrıntıyı. Yeşil üniformalı kalabalığın arasında iki adam…
       Daha bir kaç saat önce, ilçede bulunan iki ortaokul öğrencileri arasında yapılacak olan bilgi yarışmasına hazırlık çalışması, iki edebiyat öğretmenimizin rehberliğinde devam ediyordu. Kitapların arasında adeta kaybolmuştuk hepimiz. Öğretmenlerimiz, sürekli kaynak kitaplardan önemli olan bölümleri özetleyerek not aldırıp ödevlendiriyorlardı bizleri.
          Kitap sayfalarının, parmaklarımızın küçük itelemeleriyle oynaşırken çıkardığı ritmik hışırtı kapının sertçe çalınmasıyla. parmaklarımız dondu kitabın sayfalarının arasında.. Gözlerimiz satır aralarında kaydı kapıya:
-Bizimle şubeye kadar gelmeniz gerekiyor.
      Öğretmenlerimiz bizleri kaygılandırmamak için olsa gerek, sessizce riayet ettiler. Farkında idik nereye gittiklerinin… O yıllarda, bizim gibi birçok çocuk,  yetişkinlerin yitip gidişinin izlerini taşır gözlerinde…  
        Şubenin merdivenlerinde indiler iki adam ve yeşil üniformalı kalabalık. Şubenin köşesinde gizlice seyreden kızın gözleri iki adama takıldı.  Aslında başka adamlar da vardı yeşil üniformalı kalabalığın arasında, ama kızın gözleri iki adamın gözlerine takılmıştı. İki adam, bir kaç saat önce öğrencileriyle kitapların arasında kaybolan iki adam, iki öğretmen. Aracın kapıları kapandı, Şubenin kapısından çıkan araç, hızla kayboldu kızın gözlerinden, Koş dedi gözlerine kız, yetiş! Yetişemedi kızın gözleri. Yeşil üniformalı kalabalığın arasında iki adam…
Işıklar içinde uyusun öğretmenim Musa GÜÇLÜ, 12 Eylülün armağanı öğretmenler gününde (!)… Yine de her şey gönlünüzce olsun Ali ŞAHİN öğretmenim. TÜM ÖĞRETMENLERİMİ SAYGIYLA SELAMLIYORUM…